r12

 Sevgili Yılmaz Tatlıses seni sevgiyle saygıyla rahmetle anıyoruz!

Son zamanlarda web sitemiz besteciler.com çeşitli siber saldırılara maruz kalmıştır.

Yapılan ilk teknik incelemelere göre saldırıyı gerçekleştiren kişilerin büyük ihtimalle “script kiddys” olarak adlandırılan kişiler olduğu düşünülmektedir. Bu kişiler genellikle ileri düzey teknik bilgiye sahip olmayan, başkaları tarafından hazırlanmış exploitler, hazır scriptler veya güvenlik açıkları üzerinden işlem yapan ve yalnızca birkaç dosya değiştirerek kendilerini “hacker” gibi göstermeye çalışan kişilerdir.

Kültürel ve sanatsal içerikler yayınlayan bir platformu hedef almanın ne teknik bir başarı ne de herhangi bir itibarı vardır. Besteciler.com yalnızca müzikte iz bırakanlar, besteciler ve söz yazarları, kültürel miras ve sanatsal yazılar üzerine yayın yapan bağımsız bir platformdur. Böyle bir platforma zarar vermeye çalışmak ancak seviyesizliğin ve amaçsızlığın göstergesi olabilir.

Sistem güvenliği nedeniyle bazı bölümler geçici olarak kapatılmıştır. İçeriklerimizin önemli bir kısmı yedeklerden geri yüklenmekte olup teknik çalışmalarımız aralıksız sürmektedir.

Ayrıca saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin tespit edilmesi amacıyla sunucu kayıtları, IP logları ve teknik veriler detaylı şekilde incelenmektedir. Elde edilen veriler doğrultusunda gerekli hukuki ve cezai süreçler avukatlarımız aracılığıyla başlatılacaktır.

İnternet ortamında anonim olduğunu düşünen kişilerin dijital iz bırakmadığını sanması büyük bir yanılgıdır.

Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Besteciler.com Teknik Yönetim

 

 

 

fazil husnu daglarcaFazıl Hüsnü Dağlarca (26 Ağustos 1914, İstanbul - 15 Ekim 2008), Türk şair.

26 Ağustos 1914 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey'in oğludur. İlköğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan'da, ortaöğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi'nde 1933 yılında tamamladı. Aile, Ataç, Çağrı, Devrim, İnkılapçı Gençlik, Kültür Haftası, Türkçe, Türk Dili, Türk Yurdu, Varlık, Vatan, Yeditepe, Yücel, Yenilik, Yön, gibi dergi ve gazetelerde şiirlerini yayımladı. 1935'te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu'nun, Trakya'nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950'de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı'nda iş müfettişi olarak İstanbul'da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray'da "Kitap" kitabevini açtı ve yayıncılığa başladı. Ocak 1960-Temmuz 1964 yılları arasında dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. İlk yazısı 1927'de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933'te çıkan "Yavaşlayan Ömür" adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılâpçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine birçok ödül verilen şair 1967'de ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından "En iyi Türk Şairi" seçilmişti. Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulu üyesiydi. Dil Devrimine ilişkin düşüncelerini Türk Dil Kurumu Koçaklaması'nda şöyle dile getirmiştir:

"Türk Dil Kurumunu kurarken Mustafa Kemal’in tek mutsuzluğu vardı

Türkçeyi sevdiğini daha Türkçe söyleyememek

Kimilerinin şimdi tek mutluluğu var

Türkçeyi sevdiklerini daha Osmanlıca söylemek...."

Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiçbir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını örer. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler:

“          Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir.     ”

Türkçeye bakışını ise "Türkçem, benim ses bayrağım" diyerek Türkçe Katında Yaşamak adlı şiirinde sergilemiştir.

"Türk şiirinin büyük şairi" olarak tanımlanan Dağlarca, 94 yaşında zatürre tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.[1] Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu yılın ilk aylarında yaptığı bir röportajda ölümünden sonra Kadıköy'de yaşadığı evin müze haline getirilmesini vasiyet etmişti. Evini Kadıköy Belediyesi'ne bağışlayan Dağlarca, Mühürdar Caddesi'ndeki evinde kendisini ziyaret eden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulunmuştu. 20 Ekim 2008'de Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir.

Yorum yapmaya iznin yok!