r12

 Sevgili Yılmaz Tatlıses seni sevgiyle saygıyla rahmetle anıyoruz!

Son zamanlarda web sitemiz besteciler.com çeşitli siber saldırılara maruz kalmıştır.

Yapılan ilk teknik incelemelere göre saldırıyı gerçekleştiren kişilerin büyük ihtimalle “script kiddys” olarak adlandırılan kişiler olduğu düşünülmektedir. Bu kişiler genellikle ileri düzey teknik bilgiye sahip olmayan, başkaları tarafından hazırlanmış exploitler, hazır scriptler veya güvenlik açıkları üzerinden işlem yapan ve yalnızca birkaç dosya değiştirerek kendilerini “hacker” gibi göstermeye çalışan kişilerdir.

Kültürel ve sanatsal içerikler yayınlayan bir platformu hedef almanın ne teknik bir başarı ne de herhangi bir itibarı vardır. Besteciler.com yalnızca müzikte iz bırakanlar, besteciler ve söz yazarları, kültürel miras ve sanatsal yazılar üzerine yayın yapan bağımsız bir platformdur. Böyle bir platforma zarar vermeye çalışmak ancak seviyesizliğin ve amaçsızlığın göstergesi olabilir.

Sistem güvenliği nedeniyle bazı bölümler geçici olarak kapatılmıştır. İçeriklerimizin önemli bir kısmı yedeklerden geri yüklenmekte olup teknik çalışmalarımız aralıksız sürmektedir.

Ayrıca saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin tespit edilmesi amacıyla sunucu kayıtları, IP logları ve teknik veriler detaylı şekilde incelenmektedir. Elde edilen veriler doğrultusunda gerekli hukuki ve cezai süreçler avukatlarımız aracılığıyla başlatılacaktır.

İnternet ortamında anonim olduğunu düşünen kişilerin dijital iz bırakmadığını sanması büyük bir yanılgıdır.

Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Besteciler.com Teknik Yönetim

 

 

 

Hacı Arif BeyHacı Arif Bey (1831 / 28 Haziran 1885)

Hacı Arif Bey, 1831 yılı sonlarında İstanbul' un Eyüb Sultan semtinde doğdu.Asıl adı Mehmed Arif' dir. Mütevazı bir ailenin çocuğuydu. Babası Ebubekir Efendi, Eyüb Mahkemesi katibelerindendi.

Hacı Arif Bey daha çok küçük yaşlarda iken sesinin güzelliği ve musiki kabiliyeti ile oturdukları semtte ün yapmış, mahalle mektebinde '' ilahici başı'' seçilmişti.Bu sıralarda aynı semtte oturan gençlerden biri olan, geleceğin büyük Zekai Dede' sinden şarkı ve ilahiler öğreniyordu. Zekai Dede onu kendi hocası yine bir başka Eyüb' lü, Mehmed Bey'e götürdü. Eyyübi Mehmed Bey, küçük Arif’i çok beğenerek öğrenciliğe kabul etti ve klasik fasıllar meşk etmeye başladı. Arif Bey, yüksek kabiliyeti ve olağanüstü hafızası ile çok çabuk öğreniyor, öğrendiklerini asla unutmuyordu. Bu arada Eyyübi Mehmed Bey tarafından devrin en büyük musiki üstadı, her iki hocasının da hocaları Hamamizade İsmail Dede' ye götürülmüş, onun da iltifatlarına mazhar olmuştu.

Eyyübi Mehmed Bey, Arif Bey' le çok ilgileniyordu. Henüz 13 yaşında iken onu '' Bab-ı Seraskeri '' , yani devrin Savunma Bakanlığı' nın bir dairesinde katibeliğe aldırmış; bir yandan memuriyetine devâm ederken, diğer yandan Müzika-i Hümayun’a öğrenci olarak devamını sağlamıştı. Hacı Arif Bey, Müzika-i Hümayun' a girmekle hem Haşim Bey' den istifade etmek imkânı bulmuş, hem de saraya ilk adımını atmış oldu.

Çok geçmeden sesinin güzelliğini haber alan Sultan Abdülmecit, onu huzûra dâvet etti. Olağanüstü güzel sesi, güzel yüzü, kıvrak zekâsı, terbiye ve nezaketi ile padişahı etkilemişti. Sultan, onun hemen '' mabeyinci '' olarak saraya alınmasını emretti. Mabeyincilik, padişah ile hükümet arasındaki ilişkileri düzenleyen yüksek itibarlı ve dolgun maaşlı bir görevdi. Hacı Arif Bey bu göreve getirildiği zaman 19 yaşındaydı.

Kısa bir süre sonra besteleriyle de adından söz ettirmeye başladı. Eserlerinde duygulu, ince ve asîl üslûbunun yanı sıra, makam ve geçkilere hâkimiyeti ile melodinin sözlere olağanüstü uygunluğu hemen göze çarpıyordu.

28 Haziran 1885 günü, henüz 54 yaşında iken, oğlu Cemil' in kollarında hayata gözlerini yumdu.

Eserler:

Bakmıyor Çeşm-i Siyah Feryada

Ben Buy-i Vefa Bekler

Çözülme Zülfüne Ey Dil-rüba

Gurub Etti Güneş

Muntazır Teşrifine

Niçin Mahsun Bakarsın

Şarab İç Gülfeminde Güller Açılsın

Uyur Daim Uyanmazdı

Vücud İkliminin Sultanısın Sen

Yorum yapmaya iznin yok!